Yeni Bir Araştırmaya Göre Türkiye’nin AB’ye Üye Olmasını İsteyenlerin Oranındaki Değişim Gözlerden Kaçmadı

Avrupa Birliği ile Türkiye ilişkileri 60 yıldan fazla bir süredir ülke gündemimizi meşgul ediyor. Türkiye yıllardır AB’ye tam üyelik yolunda adımlar atmış bir ülke ancak ekonomik, siyasi, dış politik ve kültürel nedenlerle henüz Birliğe üyeliğimiz gerçekleşmedi. Tabii durum böyleyken halk arasında da AB’ye bakış açılarında yıllar geçtikçe değişimler oldu. İKV’nın son yaptığı araştırma Türk halkının AB’ye bakışı konusunda önemli sonuçlar veriyor. Detaylar içerikte!

Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne üyelik süreci 1959 yılından beri devam eden bir süreçtir. Hazırlık süreci ve Katma Protokol derken Avrupa Birliği ile çok uzun zamandır tam üyelik için müzakere ediyoruz ya da edemiyoruz.

İnişli çıkışlı AB-Türkiye ilişkisinden sonra 1999’daki Helsinki Zirvesi’nde Türkiye’nin adaylığı resmen onaylanmıştı. Ve hepimiz düşünüyorduk ki AB üyeliği Türkiye için artık çok yakındı.

Hatta Türkiye 3 Ekim 2005’te tam üyelik müzakerelerine başlamış ancak o tarihten bu yana birçok siyasi ve ekonomik sebep yüzünden tam üyelik hayalimiz deyim yerindeyse rafa kalkmıştı. Son yıllarda da mültecilerin Avrupa ülkelerine kaçmaması için AB ile yaptığımız anlaşmalar sonucunda üyelik konusu arka planda kalmıştı.

Halk arasında da bu süre zarfında AB’ye tam üye olma isteği ve inancı da giderek azalmıştı. Geçtiğimiz günlerde İstanbul İktisadi Kalkınma Vakfı (İKV), kamuoyunda AB algısına yönelik bir araştırma gerçekleştirdi.

“Avrupa Birliği Desteği ve Avrupa Algısı Araştırması” kamuoyunun AB algısına yönelik çok çarpıcı sonuçlar ortaya koydu.

Ekonomi Gazetesi’nin 23 ilde yaklaşık 2 bin kişi ile hazırlanan rapordan derlediği bilgilere göre, AB hakkında bilgi sahibi olanların oranı yüzde 67,7. Bilgi sahibi olmayanların oranı ise yüzde 32,3.

İlk sıralarda yer alması beklenen bilgi kaynağı son sıralarda!

Avrupa Birliği hakkında bilgi sahibi olanların bilgi kaynaklarının başında yüzde 60,5 ile internet ve sosyal medya geliyor. Gazete ve televizyon gibi geleneksel medya araçları yüzde 53,3’ken, bilgi kaynağı sıralamasında yüzde 45 ile yakın arkadaş çevresi yer alıyor. Araştırmanın en dikkat çeken ve şaşırtıcı noktası ise üst sıralarda yer alması beklenirken kamu kurumlarının ve sivil toplum kuruluşlarının en sonda yer alması.

Türkiye’nin AB’ye üye olmasını destekleyenlerde yükseliş var.

Türkiye’nin AB üyesi olmasını destekleyenlerin oranı 2019 yılındaki araştırma oranlarına göre artmış durumda. 2019’da AB üyeliğine destek yüzde 60,4 iken, 2023’te bu oran yüzde 65,9’a yükseldi. Araştırmaya katılanların yüzde 28,9’u ise AB üyeliğini desteklemiyor. Bu oran 2019 yılında yüzde 35,2’ydi.

Türkiye’nin AB üyeliğini destekleyenlerin nedenleri birbirinden ayrışıyor. Destekleyenlerin verdiği cevaplar şu şekilde:

  • Ülkemizin refah ve ekonomik gelişmişlik düzeyi artacak

  • Ülkemize demokrasi ve insan hakları gelecek

  • Ülkemiz vatandaşlarının Avrupa’da dolaşım, yerleşme, eğitim imkanı olacak

Türkiye’nin AB üyeliğini desteklemeyenlerin düşünceleri de aşağıdaki gibi:

  • AB üyeliği Türk kültür ve kimliğine zarar verecek

  • AB üyeliği, ulusal egemenliği ve bağımsızlığı zedeleyecek

  • AB üyeliği Türkiye’nin diğer ülkelerle ilişkilerini zayıflatacak

Siz Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne üyeliği konusunda ne düşünüyorsunuz? Buyrun yorumlara…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

xxx